15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü Etkinlikleri Kapsamında, Vali Seddar Yavuz Himayesinde Şehit Aileleri ve Gaziler Onuruna Yemek Programı Düzenlendi

Olive Limania Restaurantta düzenlenen yemeğe, Vali Seddar Yavuz ve eşi Selda Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz ve eşi Yeter Yılmaz, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çiçekli, Adalet Komisyonu Başkanı Dr. Mesut Bilen, Vali Yardımcıları Mehmet Erhan Türker, Ekrem Ballı, Ekrem Yaman, Bayram Gale, Fatih Görmüş, İl Jandarma Komutanı Albay Sedat Sarıkaya, İl Emniyet Müdür Vekili Özler Özer, Altınordu Kaymakamı Niyazi Erten, Altınordu Belediye Başkanı Engin Tekintaş, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Önal İnaltekin, daire müdürleri, şehit aileleri ve gaziler katıldı.
 
Vali Seddar Yavuz, eşi Selda Yavuz ile birlikte yemek öncesi masaları tek tek dolaşarak, şehit aileleri ve gazilerle yakından ilgilenerek bir süre sohbet ettiler. Sıkıntı ve taleplerini dinlediler.
 
Yemeğe katılan diğer protokol üyelerinin her biri de şehit ve gazilerin masasına oturarak, onlarla sohbet etti.
 
Program İl  Müftüsü Mürsel Öztürk'ün Kuran-ı Kerim tilaveti ile başladı. Programın, açılış konuşmasını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Önal İnaltekin yaptı. İnaltekin yaptığı konuşmada, "Tarihte benzeri görülmemiş bu hain saldırıyı, milletimiz üstün cesareti ve kahramanlığıyla bir diriliş destanı haline getirmiş, milli birlik ve beraberlik günü olarak anmamıza imkân tanımıştır. 15 Temmuz Türkiye’ye diz çöktürmek için yapılmış işgal hareketidir ve bu Aziz Millet hiçbir güce boyun eğmeyeceğini, hiçbir baskıya razı olmayacağını, hiçbir cuntayı kabul etmeyeceğini, en güçlü biçim de ortaya koymuştur. Vatan uğrunda canını feda eden 249 şehidimiz ve 2193 gazimiz, bu güçlü iradenin en büyük delilidir. Bakanlık olarak her fırsatta şehit ve gazi aileleri ile bir araya geliyoruz. Şehitlerimizin hatırasını yaşatmaktan ve onların bize emanet ettiği ailelerine hizmet etmekten onur duyuyoruz" dedi.
 
Vali Seddar Yavuz, yaptığı konuşmada "15 Temmuz Fetullahçı Terör Örgütü’nün bir darbe girişimi olmakla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıkma, vatanımızı parçalama, ülkemizi kan ve gözyaşına boğma girişimidir. Bu girişimde bulunanlar, Aziz Milletimizin dinini, medeniyet değerlerimizi sinsice ve alçakça yöntemler kullanarak, değerlerinden beslenerek, imkânlarını kullanarak, küresel güçlerin oyuncağı olarak bu millete kastetmişlerdir. Bizim medeniyetimizde önemli olan hizmet, din, iman, abi, abla, himmet gibi birçok kavramı, ayrıca milletimizin bu değerlere verdiği önemi de kötüye kullanarak, devletimizin bütün kılcal damarlarına kadar işlemiş,  öylesine bir hal almıştır ki, bakmaya kıyamadığımız  özel harekat polislerimizi maalesef alçakça katletmişlerdir. Bununla da yetinmeyip Aziz Milletimizin imkanlarıyla alınan F-16’larımızı, tanklarımızı, toplarımızı, mermilerimizi, Aziz Milletimizin evlatlarına döndürmüşlerdir. Tarihimizde böylesine alçak  bir girişim hiç yaşanmamıştır" diye konuştu.
 
"Milletleri büyük yapan kriz zamanlarında, işgal zamanlarında gösterdiği reflekslerdir” diyen Vali Yavuz, “Bu millet, nasıl 1071'de Malazgirt’te küffara karşı  mücadele edip, sancağını Viyana kapılarına kadar götürmüşse, nasıl İstanbul'u fethetmişse, nasıl Çanakkale'de ‘Allahu Ekber’ nidalarıyla şehadete cennet bahçesine girercesine koşmuşsa, 15 Temmuz gecesi de bu millet şehadete böylesine koşmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde halkımız sokakları doldurmuş, tanklara, toplara karşı göğsünü siper etmiştir. Yüce mevlam milletimizin kalbinden korkuyu almış ve şehadete koşmuştur. Biz biliriz ki, yüce Allah’ın Kuran-ı Kerim’in de buyurduğu gibi, 'Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Bilakis onlar diridirler. Fakat siz onu bilemezsiniz' ayeti kerimesinde ki ruhu hem akla, hem gönle nakşetmiş bir milleti yenmek mümkün değildir. Bizleri öldürebilir, katledebilirler ama bizi asla teslim alamazlar" şeklinde konuştu.
 
Vali Yavuz, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti yaklaşık 4-5 yıldır küresel bir kuşatma altındadır. Başta PKK, FETÖ, DAEŞ gibi terör örgütleriyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti terbiye edilmek istenmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti son 15 yılda sessiz ve büyük bir devrim gerçekleştirmiştir. Bugün, Türkiye en yüksek teknolojiyi kullanan, üreten bir ülke haline gelmiştir. Türkiye artık ev ödevi verilecek bir ülke değildir. Bize verilecek ev ödevlerini yerine getirecek bir Türkiye yoktur. Türkiye, artık kendi politikalarını belirleyen, gönül coğrafyasıyla bütünleşen ve mazlumlara sahip çıkan bir devlettir. Biz bin yıldır dünyada hakkı, hukuku ve adaleti haykırdık. Biz sadece Müslümanlar için değil, gayrimüslümler için de hakkı, hukuku haykırdık. Nazım Hikmet’in dedeleri Polonya’dan kaçıp ülkemize sığındığında, Osmanlı savaşı göze alabilmiştir. Bu büyük Millet, Nazım Hikmet’in dedelerini Müslüman yapmış, paşa sıfatıyla Balkanlar’da savaşırken şehit düşürebilmiştir. Yine İspanya’dan ve Almanya'dan kaçan Yahudilere bu ülke topraklarını açabilmiştir. İşte bu büyüklük sadece bizim gibi düşünenlere, bizim gibi inananlara değil, mazlumun sesi olmaya, hakkı, hukuku haykırmaya devam edeceğiz. 15 Temmuz’un temeldeki en büyük sebebi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kıyama kalkması ve yeni baştan medeniyet değerleri inşa etmesi ve dünya beşten büyüktür demesidir. O yüzden küresel güçlerin şebekesi olan bu hain Fetullahçı Terör Örgütü’ne karşı etkin bir mücadele yürüteceğiz" dedi.
 
Geçen yıl 15 Temmuz tarihinde yaşanan darbe girişimi sırasında Muş Valisi olarak görev yaptığını ve yaklaşık 30 bin kadar Muşlunun Meydanı doldurarak tekbir getirdiğini hatırlatan Vali Yavuz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şunu gördüm ki, ister Edirne, ister Muş, ister Ordu, ister Antalya olsun, bu milleti yenmek mümkün değil. Bu milleti yenemeyeceksiniz. Bu millete ders veremeyeceksiniz. Hangi terör örgütünü başımıza bela ederseniz edin, biz bu kutlu yolda yürümeye devam edeceğiz. Bu akşam vesilesiyle soframızı onurlandıran siz şehit ailelerimize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Kahraman gazilerimize minnet ve şükran duygularımı ifade ediyorum. Bin yıldır bu toprakların vatan haline getirilmesinde emeği olan şehitlerimize, gazilerimize, devlet adamlarımıza, ilim ve irfan sahibi insanlarımıza hepsine minnet ve şükran duygularımızı ifade ediyor, Allahtan rahmet diliyorum. Şehit ailelerimiz evlatlarını, eşlerini, babalarını kaybettiler. Bilin ki, sizin 80 milyonluk büyük bir aileniz var. Bu şehirde başta ilin Valisi olarak ben, hepinizin hizmetinde ve emrindeyim. Sizlerin hizmeti ve emrinde olmaktan da her zaman şeref duydum." 
 
Yeni bir uygulama ile tüm kamu kurum ve kuruluş müdürlerinin, şehit ve gazi ailelerinden sorumlu olacağını ifade eden Vali Yavuz, "Belirli periyotlarla elbette ben de şehit ailelerimizi ve gazilerimizi ziyaret edeceğim. Ancak, bütün il müdürlerimizin sorumlu olduğu şehit ve gazi aileleri olacak ve onlar da belirli periyotlarla sizleri ziyaret edecekler. İhtiyaçlarınız, sorunlarınız her ne varsa kendileri çözmeye çalışacaklar, çözemediklerini biz çözeceğiz. Bizim çözemediklerimiz olursa elbette bunları hep birlikte çözmek için hareket edeceğiz. Bu duygu ve düşünceler içerisinde 15 Temmuz şuurunu hepimiz milli birlik şuuru içerisinde tekrar hatırlamalıyız. Bu darbe teşebbüsünü ve yapılanları asla unutmamalıyız, unutturmamalıyız ve bu çetenin mensuplarını hukuk önüne çıkartarak hesabını sormalıyız" diyerek, konuşmasını tamamladı.
 
 
Program Altınordu İlçe Müftüsü Harun Cimitoğlu’nun dua yaptırması, Vali Seddar Yavuz'un şehit aileleri ve gazilerle hatıra fotoğrafı çektirmesinin  ardından sona erdi.


Sonraki Sayfa: Vali Yavuz, Eşi ile Birlikte Şehit Ailelerine Ziyarette Bulundu

Önceki Sayfa : “Çocuk Gözüyle Paylaşmak”